blogDetay - Makro Oluşum Akademi

Blog Kategori 2 ait makalaler

Ana SayfaBlogNeden Ciddiye Alınamıyorum?

Neden Ciddiye Alınamıyorum?

0Görüntülenme
06 Şub 2021
Kategori: Blog Kategori 2

Kariyerine ünlü yayın şirketlerin birinde asistan olarak başlayan bir çalışan anlatıyor.
Birkaç yıllık staj tecrübesi ile yeni iş hayatına atılan biri olarak bir gökdelende iş başvurusunda bulunmuş. Sektördeki en kıdemli isimlerinden biri olan bir müdürün yanına raporlama görevlisi olarak da işe alınmış. İşteki birkaç haftası sonrası bir toplantı için davet mektubu gelmiş ve heyecanlanarak ofise doğru yol almış. Çok önemli görevler verileceğini umarken, toplantı için çağırılmadığını, müdürün ise yeni aldığı araba parçasını eline tutuşturarak bunu aracına monte etmesini istediğini söylüyor.

Bu oldukça mahcup edici anı nedeniyle kendisini kötü hissetmiş. Ciddiye alınmadığını ve bunun da özgüvenini yerle bir ettiğini söylüyor. Üstelik 30 yaşına gelmiş olmasına rağmen yeni yetme bir çalışan gibi davranmaya devam ettiklerini belirtiyor.

Hala asistan olarak işine devam etmesi de bardağı taşıran son damla olmuş. Araştırmalar sonucunda öğreniyor ki, bir çok işyerinde çalışanlara karşı önyargısız biçimde yaşı ile alakalı olmadan bu denli iş harici davranışlar önemli cezalarla yargılatabiliyor.

Hayatımızda da bu denli ciddiye alınmadığımız zamanlarda cezai uygulamalar getirebilen sistemler olsa fena olmazdı diye düşündürüyor bu durum. Fakat bazı çalışmalar ile tarafımıza yapılan ciddiyetsizlikleri bertaraf ederek kişisel cezai kurallarımızı uygulamamız mümkün.


Karşı taraf tarafından ciddiye alınmama nedenlerinin en büyük kısmı yapılan işte daha iyi olduğunu düşünmesi veya gerçekten öyle olması. Bu kişide kibre ve karşı tarafa karşı bir saygısızlık yapma özgürlüğünü sunuyor. Eğer ki bu tarzda bir kişi ile karşı karşıya kaldığınızda, yaptığınız işte ondan daha kötü olsanız dahi, bunu açıkça belirterek, gelişmeniz gereken noktaları bildirip, bu iş için aday olduğunuzu ve layığıyla yapabileceğinizi açık sözlerle kararlı biçimde ifade etmeniz gerekiyor. Bu işe veya düşünceye baş koyduğunuzda ise  sizin kararlılığınızı görüp başka işler verip canınızı sıkmayacağından emin olabilirsiniz. Hatta böyle bir farklı işlerle sizi ciddiye almadığında dahi, bu işin sizi geliştirmeyeceğini ve sizinle hiç alakası olmayan bir işi yapmayacağınızı belirterek de kendi özsaygınızı yakalayabilirsiniz. Ancak bu iş beğenmeme durumuna dönüştüğünde o ince çizgiden çıkarak sizin daha da az saygıyla karşılanmanıza da neden olabilir. O nedenle işin gerekliliklerini anlayıp ona göre davranmakta yarar var.

Güven bariyerini kırmak en önemli atlama tahtası olarak görülüyor.
Durumun gitgide düzeldiğini gördüğünüzde kendinize güveninizin geldiğini ve bu iletişimden keyif almaya başladığınızı fark edebilirsiniz.

İkinci bir yöntem ise ciddiye alınmadığınız ortamdan uzaklaşarak, sizi ciddiye alan bir grupla daha çok şey paylaşmak. Süreç içerisinde ciddiye alan grupla ciddiye almayan grup bir araya geldiğinde, sizi ciddiye alanları gören taraf, size karşı davranışlarını olumlu olarak değiştirmeye daha meyillidir. Deneyimlerinizi paylaşabileceğiniz insanların yanınızda olması oldukça önemli bir durum.

Yaşadıklarınızı birileriyle paylaşmak her zaman güzel çözümlerden biri olabilir. Ancak her konuda işte veya hayatınızda yaşadığınız olumsuzluklardan konuşmak çevrenizdeki insanları sıkabilir ve ciddiye alınmama probleminizi de büyütebilir. Yine burada da bir denge ile ilerlemek gerekiyor.

Unutmayın, sorunu gündeme getirmek, onunla başa çıkabilmek için ilk adım.

Eğer direkt karşı tarafla konuşuyorsanız, karşı tarafın yaptığı ciddiye almama durumunu açıklayacaksanız, oldukça yumuşak sözlerle konuşmaya başlamanız gerekli.

“Toplantıda yaptığınız bir yorum beni rahatsız etti. Bu şekilde yaklaşımlar yapmak yerine bana söylerseniz eğer daha iyi bir iletişim kurabiliriz.” Şeklinde hem niyetinizi belli eden hem de karşı tarafı yargılamayan bir cümle kullanmak iyi bir iletişim başlatabiliriz.

Muhtemelen karşı taraf bu şekilde davrandığının farkında bile değildir. Yani sizinle ilgili bir durum bile olmayabilir.

Fırsat bulduğunuzda ortamdaki arkadaşlarınıza yaptığınız güzel eylemleri paylaşın. Paylaştıkça sizin değerli bir insan olduğunuzun farkına varacaklardır. Becerilerinizi sunmak, kötü bir durum değildir. Kendinizi övme ince çizgisine yine dikkat edin.

En önemlisi bu paylaşımlar arttıkça sizin için tecrübeli bir önder olarak nitelenebilecek noktalara gelebileceğinizi unutmayın. Genç bir insan sizden yardım istediğinde mutlaka ona yol gösterin. Siz ciddiye almazsanız kimse de sizi ciddiye almayacaktır.