Bir Danışanın Ağzından Transterapi Deneyimi

Kaygılarım İçin Transterapi Denedim

İşte olanlar..

Çok uzun süredir kaygı problemi yaşayan, uzun zamandır saklanmaya başlamış, zihnimde yer alan karanlık düşüncelere sarılmış, her zaman saldırmaya hazır ve sürekli bir şeylere karşı endişe duyan biri olarak transterapi denemeye karar verdim. 

Kaygılarımın en önemlisi uçma korkusuydu. Ciddi anlamda uçmaktan korkuyordum. Bu korku benim için rahatsız edici bir duyguydu, çünkü bazı programlar nedeniyle uçak yolculuğu yapmak zorundaydım. 

Her uçak yolculuğundan önce endişemi düşünselleştirmek için elimden geleni yapıyor, sürekli karşılaştığım bağırsak seviyesindeki korkudan kurtulmaya çalışıyordum. Bu durum bir şekilde düzelecekti, bunu hissediyordum.

Fobilerin mantıklı bir şeye dayanmadığını biliyorum. Bu kaygı ile uzun yıllar baş etmeye çalıştım. 

Hayatım boyunca özel olan bu korkuyu görmezden gelmek için zaman harcadım, bir şekilde hayatımı devam ettirdim. Ancak, geçen yıl yapmış olduğum uçak yolculuğunda, artık bu durum için mücadele edemeyeceğimi anladım ve kendimi ağlarken buldum.

Ciddi anlamda çok yorulmuştum. Önce, bu durumdan nasıl kurtulacağımı düşündüm. İlaç kullanmak istemiyordum. Yapmış olduğum araştırmalar beni Transterapi ile tanıştırdı. 

Tranterapi yönteminin ne olduğunu öğrendikten sonra terapiyi denemeye karar verdim, çünkü bu kaygı, zihnimin tezahürü olduğu bir problemdi. Bunu en iyi çözen yöntemlerden birinin de Transterapi yöntemi olduğunu öğrenmiştim. Ayrıca, başarılı bir terapist yardımıyla zihnimin kendini düzeltebilecek durumda olup olmadığını görmek istiyordum. 

Evet, ilaç yöntemi de bir çözüm olabilir. Hatta etrafımızda bunun örnekleri çok var. Fakat, çevremde, ağrı yönetiminden sigarayı bırakmaya kadar her konuda Transterapi ile ilgili iyi deneyimleri olan kişilerin olduğunu da farkettim. Farkettiğim bu durum ise benim bu yönteme daha fazla yoğunlaşmamı sağladı.

Denemeye değer olacağını düşündüğüm bu terapi için vakit kaybetmemem gerekiyordu. Bir terapistten yardım alacağımı arkadaşlarıma söylediğimde ilk merak ettikleri şeyler şunlar oldu: 

Elinde saat olan bir adam var mı?”

Terapi sonrasında ya uyanamazsan” 

Terapide konuşmaman gereken şeyleri konuşursan” 

Şunu anladım ki, Transterapi ile alakalı insanların kafasını karıştıran çok şey mevcut. Çünkü, herkeste olduğu gibi arkadaşlarımda da zihinlerimizin içsel çalışmaları hakkında bir önyargısı var. 

Ama, ben bu içsel çalışmaların bazılarını netleştirmeye, endişelerime cevap bulmaya ve bazı korkularımı yenmeye hazırım.

Korkularımla Yüzleşme Zamanı

Nihayet kaygı, endişe ve korkularımdan kurtulmamı sağlayacak iyi bir terapist ile tanışma zamanım gelmişti. 

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Antalya’da bulunan Makro Oluşum Akademi’yi ziyaret ettim. Orada işinde oldukça başarılı terapistler bulunuyordu. 

Terapi odalarının atmosferi mükemmeldi. Dekor için tercih edilmiş olan aksesuarlar ise, o anlıkta olsa korkularınızdan uzaklaşmanıza sebep olabiliyordu.

Atmosferi soluduktan, terapistim ile tanıştıktan ve ilk randevu saatini belirledikten sonra oradan ayrıldık.

Arkadaşım ile ilk oturuma giderken içimdeki heyecan yerini bir anda endişeye bıraktı. Ya işe yaramazsa? Ya beni huzursuz eden her neyse sürekli kalmaya devam ederse? Ya hayatım boyunca kaygılarımın esiri olursam?

Fakat Makro Oluşum Akademi’nin şifalı kapısından içeri girdikten sonra ihtiyacım olan heyecan ile yeniden bir araya geldim. İçerideki tütsü kokusu, derinlerden gelen rahatlatıcı müzik kafamdaki soruların dağılmasını sağlamıştı.

Terapistim çok güler yüzlüydü. Terapiye girmeden önce rahatlatıyordu. Sesi ise yumuşak ve güçlüydü. 

Terapi odasında konuşmaya başladığımızda öyle bir göz teması kurduk ki, işte o anda güven duygusunu hissettim ve kaygı problemlerimden kurtulacağımı anladım. Bu işe başlamadan önce inanmak çok önemli, unutmayın!

Oturuma öncelikle, beni rahatsız eden şeylerin neler olduğunu ve bana neler hissettirdiğini konuşarak başladık. Kaygımı ve güven duygumu nerede hissettiğimi konuştuk. 

Terapist ile korkularım hakkında konuşurken, bu problemi uzun zamandır kendimden kovmaya çalıştığımı, bunun saçma olduğunu bildiğimi ve bu konuda zayıf olduğumu söyledim. 

Uygulayıcı, kendimi fazla eleştirmeme izin vermedi. Bilinçaltı zihnimin benimle ilgilenmeye çalıştığını ve buna izin vermem gerektiğini söyledi. 

Birkaç dakika içinde, kendimi hiç kimseyle konuşmadığım kadar açık bir şekilde konuşurken buldum ve sadece uçma korkumdan bahsetmedik. Artık, korkularım ile yüzleşmeye başlamıştım. 

Transterapi pratiğinin bütünsel bir yaklaşımı var. Bu, benim kaygı problemlerim kadar belirgin. 

Terapist ile bir saat süren her seans sırasında, rahatlatıcı konuşmalarımız da yer alıyordu. Konuşmaya ayırdığımız bu zaman dilimi benim için o kadar değerliydi ki tarif edilemez. 

Şimdi bunu okuyorsanız, yazdıklarım kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? 

Terapi masasına rahat bir şekilde oturduğumda ise, terapist bilinçaltı bir seviyede endişelerimden kurtulmam konusunda sözlü rehberlik ediyordu. 

Konuşarak yaptığımız tüm çalışmalar, trans halinde çok derin bir şekilde kendini gösterdi. 

Terapistin sesi beni endişelerimi somut bir nesne olarak görselleştirmeye yöneltti.

Ön yargısı olan arkadaşlarıma şunu söyleyebilirim; seans sırasında kesinlikle bilincimi kaybetmiş gibi hissetmedim. Terapistin sözlerini duyabiliyor ve kavrayabiliyordum. 

Her seanstan ayrıldıktan sonra, kendimi yorgun hissediyorum. Ama bu kötü bir yorgunluk değil, uzun ve zorlu bir çalışmadan sonra hissedilen yorgunluk gibi. Yorgunluğun dışında kendimi huzur içinde hissediyordum. Aynı zamanda sadece endişemle ilgili değil genel olarak geleceğimle de başa çıkma konusunda yenilenmiş bir güven hissediyordum.

Transterapi’den Sonra Endişesiz İlk Uçuşum

Şimdi, terapinin işe yarayıp yaramadığını merak ediyorsunuzdur. Hemen anlatayım.

Yurtdışına yapacağım iş programının tarihini öğrendikten sonra, diğer gezilerin aksine endişe bana göz kırpmadı. Sanki endişe hayatımda hiç yer almamış kadar huzurluydum. 

Uçağa bindiğinde terapistin görmeme yardım ettiği şeyleri görselleştirmeye çalıştım. Gözlerimi kapattım, boynum ve omuzlarım boyunca parlak pembe bir çizgi gördüm. Ayrıca kendimi korkuyu göğsümden dışarı atarken hayal ettim. Artık kendimi daha iyi hissediyordum. 

Uzun saatler süren yurtdışı uçuş deneyimim sonrasında bu yazıyı yazıyorum. Bu güzel deneyimden sonra artık, hayatımın nasıl sona ereceği konusunda endişelenmek için zaman harcamak zorunda değilim. 

Şimdi bu enerjiyi elde etmek istediğim her şeyi başarmak için kullanıyorum.

Makro Oluşum Akademi ile alakalı daha fazla bilgi edinmek için sayfayı ziyaret etmenizi ve konuyla alakalı iletişime geçmenizi öneririm. Sağlıcakla kalın…